Polikistik over sendromu (PKOS), üreme çağındaki kadınlarda sık görülen hormonal bir durumdur. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre üreme çağındaki kadınların yaklaşık %8–13’ünü etkiler. Düzensiz adet döngüleri, sivilce ve tüylenme gibi androjen fazlalığı belirtileri ile ultrasonda overlerde çok sayıda küçük folikül görülmesi sık karşılaşılan bulgulardır. Tanı, bu kriterler değerlendirilerek hekim tarafından konur.
PKOS ve insülin direnci
PKOS’lu kadınların önemli bir bölümünde, kilodan bağımsız olarak da insülin direnci görülebilir. Yüksek insülin düzeyleri, yumurtalıklarda androjen üretimini artırarak belirtilerin şiddetlenmesine katkıda bulunabilir. Bu nedenle PKOS’ta beslenmenin temel hedeflerinden biri, kan şekerini ve insülin düzeyini dengede tutmaktır.
Tek bir “PKOS diyeti” var mı?
Kısa cevap: Hayır. 2023 yılında yayımlanan uluslararası PKOS kılavuzu, belirli bir diyet türünü diğerlerinden üstün tutmaz; genel sağlıklı beslenme ilkelerini ve kişinin tercihlerine, yaşam tarzına ve sağlık durumuna uygun bir yaklaşımı önerir. Yani en iyi plan, uzun süre uygulayabileceğiniz plandır.
Günlük hayatta uygulanabilecek temel ilkeler
- Tabağınızı dengeleyin: Her öğünde sebze, yeterli protein ve tam tahıl ya da kuru baklagil gibi lifli bir karbonhidrat kaynağı bulundurun.
- Rafine karbonhidrat ve şekeri sınırlayın: Şekerli içecekler, hazır meyve suları, beyaz un ürünleri ve paketli atıştırmalıklar kan şekerini hızla yükseltir.
- Sağlıklı yağları tercih edin: Zeytinyağı, ceviz, fındık, badem ve haftada birkaç kez tüketilen yağlı balıklar iyi seçeneklerdir. Trans yağ içeren işlenmiş ürünlerden uzak durun.
- Lif tüketimini artırın: Sebzeler, kabuğuyla tüketilen meyveler ve baklagiller tokluk hissini uzatır, kan şekerinin daha dengeli yükselmesine yardımcı olur.
- Öğün düzenine özen gösterin: Uzun süre aç kalıp ardından fazla yemek yerine gün içinde dengeli öğünler planlayın.
- Akdeniz tipi beslenmeden ilham alın: Sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, zeytinyağı ve balık ağırlıklı bu beslenme örüntüsü, genel sağlık açısından güçlü kanıtlara sahiptir.
Kilo ve PKOS
Fazla kilosu olan kadınlarda vücut ağırlığının yaklaşık %5–10’u oranındaki bir kaybın bile adet düzeni, yumurtlama ve metabolik göstergelerde anlamlı iyileşmeler sağlayabildiği bilinmektedir. Ancak çok düşük kalorili, kısıtlayıcı “şok” diyetler hem sürdürülemez hem de kas kaybı ve yorgunluğa yol açabilir. Hedef, hızlı değil kalıcı bir değişim olmalıdır.
Normal kilodaki PKOS’lu kadınlar için de dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, insülin duyarlılığını desteklemek açısından önemlidir.
Hareket etmek de tedavinin bir parçası
Düzenli egzersiz, kilodan bağımsız olarak insülin duyarlılığını destekler. Genel öneri olarak haftada en az 150 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite ve haftada 2 gün kas güçlendirici egzersizler iyi bir başlangıç noktasıdır.
Takviyeler hakkında
İnositol, D vitamini veya omega-3 gibi takviyeler PKOS’ta sıkça gündeme gelir. Ancak her takviye herkes için uygun değildir ve kullandığınız ilaçlarla etkileşebilir. Takviyelere kendi kendinize başlamadan önce hekiminize ve diyetisyeninize danışmanız önemlidir.
PKOS, kişiden kişiye farklı seyreden bir durumdur. Beslenme planınızın; belirtilerinize, kan değerlerinize, hedeflerinize ve hekiminizin önerdiği tedaviye göre kişiselleştirilmesi en sağlıklı yaklaşımdır.